الْفِدَاءُ بِالنَّفْسِ هُوَ أَعْلَى دَرَجَاتِ التَّضْحِيَةِ.
Kendini kurban etmek, fedakarlığın en yüksek derecesidir.
الْفِدَاءُ بِالنَّفْسِ هُوَ أَعْلَى دَرَجَاتِ التَّضْحِيَةِ.
Kendini kurban etmek, fedakarlığın en yüksek derecesidir.
قَدَّمَ الْجُنُودُ فِدَاءً عَظِيمًا مِنْ أَجْلِ حِمَايَةِ الْوَطَنِ.
Askerler vatanı korumak için büyük bir fedakarlık gösterdi.
fidye, kurtulmalık