فَرَح

أَفْرَاح
Aynı yazılan 2 kelime daha

غَمَرَنِي الْفَرَحُ عِنْدَمَا عَلِمْتُ بِنَجَاحِ ابْنِي فِي الِامْتِحَانِ.

Oğlumun sınavda başarılı olduğunu öğrendiğimde sevince boğuldum.

شَعَرْتُ بِفَرَحٍ كَبِيرٍ عِنْدَمَا رَأَيْتُ أَصْدِقَائِي الْقُدَامَى.

Eski arkadaşlarımı gördüğümde büyük bir neşe duydum.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

فَرِحَ

يَفْرَحُ، فَرَح

فَرِحَ الْأَطْفَالُ كَثِيرًا عِنْدَمَا رَأَوْا هَدَايَاهُمْ.

Çocuklar hediyelerini görünce çok mutlu oldular.

فَرِح

كَانَ الْأَطْفَالُ فَرِحِينَ جِدًّا بِالْهَدَايَا الَّتِي تَلَقَّوْهَا فِي الْعِيدِ.

Çocuklar bayramda aldıkları hediyelerden çok mutlu oldular.

كَانَتِ الْأَجْوَاءُ فِي الْحَفْلِ فَرِحَةً وَمُبْهِجَةً.

Partideki atmosfer neşeli ve keyifliydi.

İlişkili Kelimeler