فِرَاش

فُرُش، أَفْرِشَة
Aynı yazılan 1 kelime daha

أَعَدَّتِ الْأُمُّ فِرَاشًا مُرِيحًا لِابْنِهَا.

Anne, oğlu için rahat bir yatak hazırladı.

يَنَامُ الْفُقَرَاءُ عَلَى الْفِرَاشِ فِي الْعَرَاءِ.

Fakirler açık havada döşek üzerinde uyuyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

فَرَّاش

عَادَةً مَا يَبْدَأُ الْفَرَّاشُونَ الْعَامِلُونَ فِي الدَّوَائِرِ الْحُكُومِيَّةِ الْعَمَلَ فِي الصَّبَاحِ الْبَاكِرِ.

Devlet dairelerinde çalışan hizmetliler genellikle sabah erken saatlerde işe başlarlar.