أَصْبَحَ وَالِدِي طَرِيحَ الْفِرَاشِ بَعْدَ إِصَابَتِهِ بِجَلْطَةٍ وَيَحْتَاجُ إِلَى رِعَايَةٍ مُسْتَمِرَّةٍ.
Babam felç geçirdikten sonra yatalak oldu ve sürekli bakıma ihtiyaç duyuyor.
أَصْبَحَ وَالِدِي طَرِيحَ الْفِرَاشِ بَعْدَ إِصَابَتِهِ بِجَلْطَةٍ وَيَحْتَاجُ إِلَى رِعَايَةٍ مُسْتَمِرَّةٍ.
Babam felç geçirdikten sonra yatalak oldu ve sürekli bakıma ihtiyaç duyuyor.
ضَعُفَتْ عَضَلَاتُ الْمَرْأَةِ الْعَجُوزِ لِأَنَّهَا كَانَتْ مُلَازِمَةَ الْفِرَاشِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ.
Yaşlı kadın uzun süredir yatalak olduğu için kasları zayıfladı.
رَهِين الفِرَاش، طَرِيح