فَسَحَ

يَفْسَحُ، فَسْح
Aynı yazılan 1 kelime daha

فَسَحَ الْمُدِيرُ لِلْمُوَظَّفِينَ بِالْخُرُوجِ مُبَكِّرًا الْيَوْمَ بِسَبَبِ الْحَرِّ الشَّدِيدِ.

Müdür, aşırı sıcak nedeniyle bugün çalışanların erken çıkmasına izin verdi.

فَسَحَ الشُّرْطِيُّ الطَّرِيقَ لِسَيَّارَةِ الْإِسْعَافِ.

Polis ambulansa yol açtı.

Eşdizimler

فَسْح

أَعْلَنَتِ الْبَلَدِيَّةُ عَنْ فَسْحِ الطَّرِيقِ الْجَدِيدِ

Belediye yeni yolun açılmasını duyurdu