izin vermek

أَجَازَ الْمُدِيرُ لِلْمُوَظَّفِ أَخْذَ إِجَازَةٍ لِمُدَّةِ أُسْبُوعَيْنِ بِسَبَبِ ظُرُوفِهِ الصِّحِّيَّةِ.

Müdür, sağlık sorunları nedeniyle çalışana iki hafta izin verdi.

سَمَحَ الْمُعَلِّمُ لِلطُّلَّابِ بِالْخُرُوجِ إِلَى الْحَدِيقَةِ فِي الِاسْتِرَاحَةِ.

Öğretmen öğrencilerin teneffüste bahçeye çıkmasına izin verdi.

أَعْطَى الْمُدِيرُ جَمِيعَ الْأُذُونَاتِ اللَّازِمَةِ لِلْمَشْرُوعِ.

Müdür, proje için gerekli olan tüm izinleri verdi.

Ayrıca: الْمُوَافَقَةُ عَلَى

İlişkili Kelimeler