kıvılcımأَشْعَلَ قَبْسًا مِنَ النَّارِ لِتَدْفِئَةِ الْمَكَانِ فِي اللَّيْلِ الْبَارِدِSoğuk gecede mekanı ısıtmak için bir kıvılcım yaktı.
parıltıكَانَ فِي عَيْنَيْهَا قَبَسٌ مِنَ الْأَمَلِ رَغْمَ كُلِّ الصِّعَابِ.Tüm zorluklara rağmen gözlerinde bir umut parıltısı vardı.