كَانَتْ مَلَابِسُهُ قَذِرَةً بَعْدَ يَوْمٍ طَوِيلٍ مِنَ الْعَمَلِ فِي الْحَدِيقَةِ.
Bahçede uzun bir gün çalıştıktan sonra kıyafetleri kirliydi.
كَانَتْ مَلَابِسُهُ قَذِرَةً بَعْدَ يَوْمٍ طَوِيلٍ مِنَ الْعَمَلِ فِي الْحَدِيقَةِ.
Bahçede uzun bir gün çalıştıktan sonra kıyafetleri kirliydi.
لَا تَلْمِسْ هَذَا الشَّيْءَ، إِنَّهُ قَذِرٌ جِدّاً.
Bu şeye dokunma, çok pis.
أَشْعُرُ بِالِاشْمِئْزَازِ مِنْ هَذَا الْمَكَانِ الْقَذِرِ.
Bu murdar yerden iğreniyorum.
boklu, çöplü, çepelli, kirloş, mundar, paspal, pasaklı, mülevves, bitli kokuş, çirkefli
مَسَحَ الْعَامِلُ الْقَذَرَ عَنِ الْأَرْضِ.
İşçi yerdeki pisliği sildi.
تَجَنَّبْ تَقْذِيرَ الْغُرْفَةِ.
Odayı pislemekten kaçının.