حَصَلْتُ عَلَى قَرْضٍ مِنَ الْبَنْكِ لِشِرَاءِ مَنْزِلٍ جَدِيدٍ فِي الْمَدِينَةِ.
Şehirde yeni bir ev almak için bankadan kredi aldım.
حَصَلْتُ عَلَى قَرْضٍ مِنَ الْبَنْكِ لِشِرَاءِ مَنْزِلٍ جَدِيدٍ فِي الْمَدِينَةِ.
Şehirde yeni bir ev almak için bankadan kredi aldım.
اضْطُرَّ إِلَى أَخْذِ قَرْضٍ كَبِيرٍ مِنَ الْبَنْكِ لِتَغْطِيَةِ نَفَقَاتِ الْعِلَاجِ.
Tedavi masraflarını karşılamak için bankadan büyük bir borç almak zorunda kaldı.
أَعْطِنِي قَرْضًا مِنَ الْمَالِ وَسَوْفَ أُسَدِّدُهُ لَكَ فِي أَقْرَبِ وَقْتٍ مُمْكِنٍ.
Bana biraz para ödünç ver, en kısa sürede sana geri ödeyeceğim.
Ayrıca: istikraz
ariyet
قَرَضَ الْفَأْرُ الْخَشَبَ لِيَصِلَ إِلَى الطَّعَامِ الْمُخَزَّنِ
Fare, depolanmış yiyeceğe ulaşmak için tahtayı kemirdi.