قَسَا

يَقْسُو، قَسْوَة

قَسَا الطِّينُ بَعْدَ تَعَرُّضِهِ لِلشَّمْسِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ فِي الصَّيْفِ

Çamur, yazın uzun süre güneşe maruz kaldıktan sonra katılaştı.

قَسَا قَلْبُ الرَّجُلِ بَعْدَ سِلْسِلَةٍ مِنَ الْخَيْبَاتِ وَالْأَحْزَانِ فِي حَيَاتِهِ

Adamın kalbi, hayatında bir dizi hayal kırıklığı ve üzüntüden sonra sertleşti.

قَسَا الْقَائِدُ عَلَى جُنُودِهِ

Komutan askerlerine karşı acımasız davrandı.