يَبْدَأُ الْإِسْمِنْتُ فِي التَّصَلُّبِ بِسُرْعَةٍ عِنْدَ مَزْجِهِ بِالْمَاءِ.
Çimento su ile karıştırılınca kısa sürede katılaşmaya başlar.
يَبْدَأُ الْإِسْمِنْتُ فِي التَّصَلُّبِ بِسُرْعَةٍ عِنْدَ مَزْجِهِ بِالْمَاءِ.
Çimento su ile karıştırılınca kısa sürede katılaşmaya başlar.
عِنْدَمَا بَرَدَ الطَّقْسُ، تَجَمَّدَ الْمَاءُ فِي الْبُحَيْرَةِ وَشَكَّلَ حَلْبَةً لِلتَّزَلُّجِ.
Hava soğuyunca göldeki su katılaşarak buz pisti oluşturdu.
يَتَخَثَّرُ الدَّمُ بِسُرْعَةٍ بَعْدَ الْإِصَابَةِ لِوَقْفِ النَّزِيفِ.
Kan, yaralandıktan sonra kısa sürede katılaşarak kanamayı durdurur.
تَشَدَّدَ، قَسَا، تَجَلَّدَ، تَحَجَّرَ، تَخَشَّبَ، عَصِلَ، خَثُرَ، تَخَثَّ