donmak

تَجَمَّدَتْ أَنَابِيبُ الْمِيَاهِ طَوَالَ اللَّيْلِ لِأَنَّ الطَّقْسَ كَانَ شَدِيدَ الْبُرُودَةِ.

Hava çok soğuk olduğu için su boruları gece boyunca dondu.

تُوُفِّيَ الْمُتَسَلِّقُونَ مِنَ الْبَرْدِ عِنْدَمَا عَلِقُوا فِي الْعَاصِفَةِ.

Dağcılar fırtınada mahsur kalınca donarak öldüler.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler