قَصْدِيّ

كَانَتْ كَلِمَاتُهُ قَصْدِيَّةً لِتَحْقِيقِ هَدَفٍ مُعَيَّنٍ.

Sözleri belirli bir amaca yönelikti.

كَانَ تَأَخُّرُهُ قَصْدِيًّا وَلَيْسَ مُصَادَفَةً.

Gecikmesi maksatlıydı, tesadüf değildi.

كَانَ تَصَرُّفُهُ قَصْدِيًّا لِإِثَارَةِ الْمَشَاكِلِ.

Davranışı sorun çıkarmak için kasıtlıydı.