قَضَمَ

يَقْضِمُ، قَضْم
Aynı yazılan 1 kelime daha

قَضَمَ الطِّفْلُ التُّفَّاحَةَ الْكَبِيرَةَ بِابْتِسَامَةٍ عَرِيضَةٍ.

Çocuk, büyük elmayı geniş bir gülümsemeyle ısırdı.

بَدَأَ الْفَأْرُ يَقْضِمُ قِطْعَةَ الْخَشَبِ فِي الزَّاوِيَةِ.

Fare köşedeki tahta parçasını kemirmeye başladı.

قَضَمَ الذِّئْبُ الْجَائِعُ الْعَظْمَ بِشَهِيَّةٍ كَبِيرَةٍ.

Aç kurt, kemiği büyük bir iştahla dişledi.

Eşdizimler

قَضْم

أَعْجَبَنِي قَضْمُ الطِّفْلِ لِلتُّفَّاحَةِ.

Çocuğun elmayı dişlemesi hoşuma gitti.