قَضَيْتُ إِجَازَتِي فِي الرِّيفِ.
Tatilimi kırsalda geçirdim.
قَضَيْتُ إِجَازَتِي فِي الرِّيفِ.
Tatilimi kırsalda geçirdim.
قَضَى الْفَرِيقُ وَاجِبَهُ بِنَجَاحٍ فِي الْوَقْتِ الْمُحَدَّدِ.
Takım, görevini zamanında başarıyla yerine getirdi.
قَضَى الرَّجُلُ وَقْتَهُ فِي قِرَاءَةِ الْكُتُبِ فِي الْمَكْتَبَةِ.
Adam, zamanını kütüphanede kitap okuyarak harcadı.
Ayrıca: hüküm vermek, tamamlamak
yaşamak