قَفَزَ اللَّاعِبُ فَوْقَ الْحَاجِزِ بِسُهُولَةٍ خِلَالَ التَّدْرِيبِ الصَّبَاحِيِّ.
Oyuncu sabah antrenmanında engelin üzerinden kolayca atladı.
قَفَزَ اللَّاعِبُ فَوْقَ الْحَاجِزِ بِسُهُولَةٍ خِلَالَ التَّدْرِيبِ الصَّبَاحِيِّ.
Oyuncu sabah antrenmanında engelin üzerinden kolayca atladı.
قَفَزَ الطِّفْلُ فَرَحًا عِنْدَمَا عَلِمَ بِنَتِيجَةِ الِامْتِحَانِ.
Çocuk sınav sonucunu öğrendiğinde sevinçten zıpladı.
قَفَزَ الوَلَدُ فَوْقَ الحَاجِزِ الصَّغِيرِ.
Çocuk küçük engelin üzerinden sıçradı.
Ayrıca: sekmek
hoplamak, fırlamak, çıvmak, kalgımak
تَمَّ تَسْجِيلُ رَقْمٍ قِيَاسِيٍّ جَدِيدٍ فِي مُسَابَقَةِ الْقَفْزِ الطَّوِيلِ، وَكَانَ الْجَمِيعُ سُعَدَاءَ لِلْغَايَةِ.
Uzun atlama yarışında yeni bir rekor kırıldı, herkes çok sevindi.
hoplama, sekiş, çıvma