الْأَطْفَالُ يُحِبُّونَ أَنْ يُقَلِّدُوا تَصَرُّفَاتِ آبَائِهِمْ وَأُمَّهَاتِهِمْ.
Çocuklar anne ve babalarının davranışlarını taklit etmeyi severler.
الْأَطْفَالُ يُحِبُّونَ أَنْ يُقَلِّدُوا تَصَرُّفَاتِ آبَائِهِمْ وَأُمَّهَاتِهِمْ.
Çocuklar anne ve babalarının davranışlarını taklit etmeyi severler.
حَذَّرَتِ الشُّرْطَةُ النَّاسَ مِنْ شِرَاءِ الْمُنْتَجَاتِ الَّتِي قَلَّدَتِ الْعَلَامَاتِ التِّجَارِيَّةَ الْمَعْرُوفَةَ.
Polis, insanları tanınmış markaların sahtesini yapan ürünleri satın almamaları konusunda uyardı.
taklidini yapmak, kopya etmek, yansılamak, sahteletmek, sahtelemek