oymakقَامَ النَّحَّاتُ بِتَقْوِيرِ الْخَشَبِ لِيَصْنَعَ تِمْثَالًا جَمِيلًا.Heykeltıraş, güzel bir heykel yapmak için ahşabı oydu.
kazmakقُوِّرَ الْفَلَّاحُ الْأَرْضَ لِزِرَاعَةِ الْبُذُورِ.Çiftçi, tohumları ekmek için toprağı kazdı.