كَالَ

يَكِيلُ، كَيْل

كَانَ الْفَلَّاحُ يَكِيلُ الْقَمْحَ قَبْلَ بَيْعِهِ فِي السُّوقِ الْمَحَلِّيَّةِ كُلَّ أُسْبُوعٍ.

Çiftçi, her hafta yerel pazarda satmadan önce buğdayı ölçüyordu.

كَالَ الْبَائِعُ الْأَرُزَّ لِلزَّبُونِ بِاسْتِخْدَامِ مِيزَانٍ دَقِيقٍ جِدًّا.

Satıcı, müşteriye pirinci çok hassas bir terazi kullanarak tarttı.

İlişkili Kelimeler