اشْتَهَرَ حَاتِمٌ الطَّائِيُّ بِكَرَمِهِ وَجُودِهِ عَلَى الْمُحْتَاجِينَ وَالضُّيُوفِ.
Hatem el-Tai, muhtaçlara ve misafirlere karşı cömertliği ve iyiliği ile ünlüdür.
اشْتَهَرَ حَاتِمٌ الطَّائِيُّ بِكَرَمِهِ وَجُودِهِ عَلَى الْمُحْتَاجِينَ وَالضُّيُوفِ.
Hatem el-Tai, muhtaçlara ve misafirlere karşı cömertliği ve iyiliği ile ünlüdür.
kerem, eli açıklık, lütuf, yüce gönüllülük, açık ellilik, bonkörlük, esirgemezlik, lütufkârlık, yardımseverlik, mürüvvet, sahavet, semahat, alicenaplık, civanmertlik
يَزْرَعُ الفَلَّاحُونَ الكَرْمَ فِي هَذِهِ المِنْطَقَةِ لِإِنْتَاجِ العِنَبِ المُمْتَازِ.
Çiftçiler, mükemmel üzüm üretmek için bu bölgede bağ yetiştiriyorlar.
تَتَسَلَّقُ الْكَرْمَةُ عَلَى الْجُدْرَانِ وَتُضْفِي مَنْظَرًا جَمِيلًا عَلَى الْمَنْزِلِ.
Asma duvarlara tırmanır ve eve güzel bir görünüm verir.
كَرَّمَتِ الْمَدْرَسَةُ الطُّلَّابَ الْمُتَفَوِّقِينَ فِي الْحَفْلِ.
Okul törende başarılı öğrencileri onurlandırdı.
şereflendirmek