عَمَلِيَّةُ كَشْطِ الطِّلَاءِ مِنَ الْجُدْرَانِ تَسْتَغْرِقُ وَقْتاً طَوِيلاً.
Duvarlardaki boya kazıma işlemi oldukça zaman alıcıdır.
عَمَلِيَّةُ كَشْطِ الطِّلَاءِ مِنَ الْجُدْرَانِ تَسْتَغْرِقُ وَقْتاً طَوِيلاً.
Duvarlardaki boya kazıma işlemi oldukça zaman alıcıdır.
kazınma, kazıntı, kazıyış, sürütme, sıyırış, sıyırma, sıyırtma, küreme
كَشَطَ العَامِلُ الطِّلَاءَ القَدِيمَ عَنِ الحَائِطِ قَبْلَ إِعَادَةِ طِلَائِهِ بِلَوْنٍ جَدِيدٍ
İşçi, yeni bir renkle yeniden boyamadan önce duvardaki eski boyayı kazıdı.
كَشَطَتِ الأُمُّ بَقَايَا الطَّعَامِ المُحْتَرِقِ مِنْ قَاعِ القِدْرِ بِاسْتِخْدَامِ مِلْعَقَةٍ
Anne, bir kaşık kullanarak tencerenin dibindeki yanmış yiyecek kalıntılarını sıyırdı.
كَشَطَ النَّجَّارُ الخَشَبَ الخَشِنَ لِتَنْعِيمِ سَطْحِهِ قَبْلَ طِلَائِهِ
Marangoz, boyamadan önce yüzeyini pürüzsüzleştirmek için kaba ahşabı törpüledi.
kaşağılamak, sürütmek, kürelemek, kürümek, sistirelemek, küremek