كَفٌّ

أَكُفٌّ
Aynı yazılan 1 kelime daha

مَلَأَ الطِّفْلُ كَفَّيْهِ بِالرَّمْلِ وَبَدَأَ فِي اللَّعِبِ بِهَا.

Çocuk avuçlarını kumla doldurdu ve onunla oynamaya başladı.

رَفَعَ الْمُتَظَاهِرُونَ أَكُفَّهُمْ مُطَالِبِينَ بِالْحُرِّيَّةِ وَالْعَدَالَةِ.

Göstericiler özgürlük ve adalet talep ederek ellerini kaldırdılar.

Eşdizimler

كَفَّ

كَفَّ عَنِ التَّدْخِينِ مُنْذُ سَنَةٍ.

Bir yıldır sigarayı bıraktı.