عَاشَ الرَّجُلُ فِي كَمَدٍ بَعْدَ فَقْدِ عَمَلِهِ.
Adam işini kaybettikten sonra keder içinde yaşadı.
عَاشَ الرَّجُلُ فِي كَمَدٍ بَعْدَ فَقْدِ عَمَلِهِ.
Adam işini kaybettikten sonra keder içinde yaşadı.
كَمِدَ الْأَبُ لِفِرَاقِ أَبْنَائِهِ.
Baba çocuklarından ayrı kaldığı için üzüldü.
كَمَّدَ الْحُزْنُ قَلْبَهُ وَجَعَلَهُ يَعِيشُ فِي عُزْلَةٍ.
Hüzün kalbini kararttı ve onu yalnız yaşamaya itti.
كَمَّدَنِي فِرَاقُ الْأَصْدِقَاءِ بَعْدَ سَنَوَاتٍ طَوِيلَةٍ مِنَ الْعِشْرَةِ.
Uzun yıllar süren arkadaşlığın ardından arkadaşlardan ayrılmak beni üzdü.
كَمَّدَ خَبَرُ وَفَاةِ جَدِّي الْعَائِلَةَ بِأَكْمَلِهَا.
Dedemin ölüm haberi tüm aileyi kederlendirdi.
كَانَ وَجْهُهُ كَمِدًا بَعْدَ سَمَاعِ الْخَبَرِ.
Haberi duyduktan sonra yüzü kederliydi.