كَهْل

كُهُول

بَدَا الْكَهْلُ مُتْعَبًا بَعْدَ يَوْمٍ طَوِيلٍ مِنَ الْعَمَلِ فِي الْحَقْلِ.

Orta yaşlı adam, tarlada uzun bir günün ardından yorgun görünüyordu.

احْتَرَمَ الْجَمِيعُ الْكَهْلَ لِمَا يَتَمَتَّعُ بِهِ مِنْ أَخْلَاقٍ عَالِيَةٍ.

Yüksek ahlakından dolayı herkes olgun adama saygı duyuyordu.

كَانَ الكَهْلُ يَتَمَتَّعُ بِحِكْمَةٍ كَبِيرَةٍ اكْتَسَبَهَا مِنْ تَجَارِبِ الحَيَاةِ.

Yaşlıca adam, hayat tecrübelerinden edindiği büyük bir bilgeliğe sahipti.

İlişkili Kelimeler