كُوز

أَكْوَاز

شَرِبَ الْمَاءَ مِنَ الْكُوزِ.

Suyu testiden içti.

اشْتَرَيْتُ كُوزَ آيس كْرِيم مِنَ الْبَائِعِ الْمُتَجَوِّلِ.

Gezgin satıcıdan bir külah dondurma aldım.

أَكَلْتُ كُوزَ ذُرَةٍ مَشْوِيَّةٍ عَلَى النَّارِ فِي الْمُخَيَّمِ.

Kampta ateşte közlenmiş bir mısır koçanı yedim.

Ayrıca: koni

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler