كُوع

أَكْوَاع

أُصِبْتُ بِكَدْمَةٍ فِي كُوعِي عِنْدَمَا سَقَطْتُ أَثْنَاءَ الرَّكْضِ.

Koşarken düştüğümde dirseğimde bir morluk oluştu.

اسْتَخْدَمَ السَّبَّاكُ كُوعاً لِتَغْيِيرِ اتِّجَاهِ الْأُنْبُوبِ.

Tesisatçı, borunun yönünü değiştirmek için bir boru dirseği kullandı.

İlişkili Kelimeler