كَوْم

أَكْوَام
Aynı yazılan 1 kelime daha

رَأَيْنَا كَوْمًا مِنَ الرَّمْلِ أَمَامَ الْبَيْتِ.

Evin önünde bir kum yığını gördük.

İlişkili Kelimeler

كَوَّمَ

يُكَوِّمُ، تَكْوِيم

كَوَّمَ الْعُمَّالُ الصَّنَادِيقَ بِجَانِبِ الْحَائِطِ.

İşçiler kutuları duvarın yanına yığdı.

كَوَّمَ الْأَطْفَالُ الْأَوْرَاقَ الْمُتَسَاقِطَةَ فِي الْحَدِيقَةِ لِصُنْعِ كَوْمَةٍ كَبِيرَةٍ.

Çocuklar, büyük bir yığın yapmak için bahçede düşen yaprakları biriktirdiler.

كَوَّمَ الْفَلَّاحُ الْقَمْحَ بَعْدَ الْحَصَادِ لِتَجْفِيفِهِ قَبْلَ تَخْزِينِهِ.

Çiftçi, hasattan sonra buğdayı kurutmak için istifledi.

Ayrıca: kümelemek