لَأَمَ

يَلْأَمُ، لَأْم

لَأَمَتِ الْأُمُّ الْجُرْحَ بِعِنَايَةٍ حَتَّى يُشْفَى بِسُرْعَةٍ.

Anne, yaranın çabuk iyileşmesi için dikkatlice birleştirdi.

يُحَاوِلُ الْفَرِيقُ الْهَنْدَسِيُّ لَأْمَ الصُّدُوعِ الَّتِي ظَهَرَتْ فِي الْجِسْرِ بَعْدَ الْفَيَضَانِ.

Mühendislik ekibi, selden sonra köprüde ortaya çıkan çatlakları onarmaya çalışıyor.

يُحَاوِلُ الزُّعَمَاءُ لَأْمَ الصُّفُوفِ وَتَوْحِيدَ الْكَلِمَةِ لِمُوَاجَهَةِ التَّحَدِّيَاتِ.

Liderler, zorluklarla başa çıkmak için safları kaynaştırmaya ve söz birliği etmeye çalışıyorlar.