اسْتَخْدَمْتُ شَرِيطًا لَاصِقًا لِتَثْبِيتِ الْوَرَقَةِ عَلَى الْحَائِطِ.
Kağıdı duvara sabitlemek için yapışkan bant kullandım.
اسْتَخْدَمْتُ شَرِيطًا لَاصِقًا لِتَثْبِيتِ الْوَرَقَةِ عَلَى الْحَائِطِ.
Kağıdı duvara sabitlemek için yapışkan bant kullandım.
هَذَا الْغِرَاءُ اللَّاصِقُ قَوِيٌّ جِدًّا.
Bu yapıştırıcı çok güçlü.
zamklı, bitişken, eklemeli, iltisaki
لَاصَقَ البَيْتُ المَسْجِدَ.
Ev camiye bitişikti.
اقْتَرَبَ الْقَارِبُ بِبُطْءٍ مِنَ الرَّصِيفِ لِلِاقْتِرَابِ مِنْهُ وَتَمَّ رَبْطُهُ بِالْحِبَالِ.
Tekne, iskeleye aborda etmek için yavaşça yanaştı ve halatlarla bağlandı.
tutkallanmak