لَاهِب

الشَّمْسُ لَاهِبَةٌ فِي مُنْتَصَفِ النَّهَارِ.

Güneş öğlen vakti yakıcıdır.

كَانَتْ عَيْنَاهُ لَاهِبَتَيْنِ بِالْغَضَبِ.

Gözleri öfkeden kızgındı.

كَانَتِ النِّيرَانُ لَاهِبَةً فِي الْغَابَةِ بَعْدَ الصَّيْفِ الْحَارِّ.

Sıcak yazdan sonra ormanda alevli yangınlar vardı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler