بَدَا الْمُدِيرُ غَاضِبًا جِدًّا بِسَبَبِ تَأَخُّرِ الْمَشْرُوعِ.
Patron, projenin gecikmesi nedeniyle çok kızgın görünüyordu.
بَدَا الْمُدِيرُ غَاضِبًا جِدًّا بِسَبَبِ تَأَخُّرِ الْمَشْرُوعِ.
Patron, projenin gecikmesi nedeniyle çok kızgın görünüyordu.
أَصْبَحَ الْمَعْدِنُ الَّذِي تُرِكَ تَحْتَ الشَّمْسِ سَاخِنًا جِدًّا.
Güneşin altında bırakılan metal çok kızgın hale geldi.
كَانَ الْأَبُ مُسْتَشِيطًا غَضَبًا مِنَ التَّأْخِيرِ.
Baba gecikmeye çok kızgındı.
Ayrıca: مُتَهَيِّج
حَامِي الوَطِيس، مُسْتَعِر، غَضْبَى، نَاقِم عَلَى، حَانِق، لَاهِب، مُحْتَدّ، مُتَأَجِّج، مُغْتَاظ، غَائِظ، غَضَابَى، مُحْنَق، مُسَجَّر، مَغْيُوظ