لَبِسَ

يَلْبَسُ، لُبْس
Aynı yazılan 3 kelime daha

لَبِسَ الْوَلَدُ مِعْطَفًا ثَقِيلًا فِي الشِّتَاءِ.

Çocuk kışın kalın bir palto giydi.

لَبِسَتْ أُخْتِي سُوَارًا جَمِيلًا فِي الْحَفْلَةِ.

Kız kardeşim partide güzel bir bilezik taktı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

لُبْس

هُنَاكَ ضَرُورَةٌ لِلُبْسِ فُسْتَانٍ مُنَاسِبٍ لِحَدَثٍ رَسْمِيٍّ.

Resmi bir etkinlik için uygun bir elbise giyme gerekliliği var.

لَبْس

لَبَّسَ

يُلَبِّسُ، تَلْبِيس

لَبَّسَتِ الْأُمُّ طِفْلَهَا مَلَابِسَ دَافِئَةً.

Anne çocuğuna sıcak elbiseler giydirdi.

لَبَّسَ النَّجَّارُ الطَّاوِلَةَ بِطَبَقَةٍ مِنَ الْخَشَبِ.

Marangoz masayı bir kat ahşapla kapladı.