لَطَخَ الطِّفْلُ فُسْتَانَهُ الْجَدِيدَ بِالطِّينِ.
Çocuk, yeni elbisesini çamurla leke etti.
لَطَخَ الطِّفْلُ فُسْتَانَهُ الْجَدِيدَ بِالطِّينِ.
Çocuk, yeni elbisesini çamurla leke etti.
leke sürmek, kirletmek, bulaşmak, karalamak, pislemek, sürüştürmek, sıvaştırmak