كَانَتِ الْمُؤْونَةُ ضَرُورِيَّةً لِلْبَقَاءِ عَلَى قَيْدِ الْحَيَاةِ خِلَالَ الشِّتَاءِ الْقَارِسِ.
Sert kış boyunca hayatta kalmak için erzak gerekliydi.
كَانَتِ الْمُؤْونَةُ ضَرُورِيَّةً لِلْبَقَاءِ عَلَى قَيْدِ الْحَيَاةِ خِلَالَ الشِّتَاءِ الْقَارِسِ.
Sert kış boyunca hayatta kalmak için erzak gerekliydi.
جَهَّزْنَا مُؤْونَةً تَكْفِي لِمُدَّةِ أُسْبُوعٍ كَامِلٍ فِي الْغَابَةِ.
Ormanda bir hafta boyunca yetecek kadar kumanya hazırladık.
يَحْتَاجُ الْمُتَسَلِّقُونَ إِلَى مُؤْونَةٍ جَيِّدَةٍ مِنَ الطَّعَامِ وَالْمَاءِ.
Dağcıların iyi bir yiyecek ve su azığına ihtiyacı var.
Ayrıca: levazımat
nevale, zahire