كَانَتِ الْمُضِيفَةُ مُؤْنِسَةً جِدًّا وَجَعَلَتِ الْجَمِيعَ يَشْعُرُونَ بِالرَّاحَةِ فِي الْحَفْلِ.
Ev sahibi çok cana yakındı ve herkesin partide rahat hissetmesini sağladı.
كَانَتِ الْمُضِيفَةُ مُؤْنِسَةً جِدًّا وَجَعَلَتِ الْجَمِيعَ يَشْعُرُونَ بِالرَّاحَةِ فِي الْحَفْلِ.
Ev sahibi çok cana yakındı ve herkesin partide rahat hissetmesini sağladı.
الْجَدَّةُ مُؤْنِسَةٌ وَتُحِبُّ قَضَاءَ الْوَقْتِ مَعَ أَحْفَادِهَا.
Büyükanne sevecendir ve torunlarıyla vakit geçirmeyi sever.
أَخِي شَخْصٌ مُؤْنِسٌ يُحِبُّ تَكْوِينَ صَدَاقَاتٍ جَدِيدَةٍ فِي كُلِّ مَكَانٍ يَذْهَبُ إِلَيْهِ.
Kardeşim arkadaş canlısı biridir, gittiği her yerde yeni arkadaşlar edinmeyi sever.