مَاضِي

مَوَاضِي

أَتَذَكَّرُ دَائِمًا الْأَيَّامَ الْمَاضِيَةَ الْجَمِيلَةَ الَّتِي قَضَيْنَاهَا مَعًا فِي الطُّفُولَةِ.

Çocuklukta birlikte geçirdiğimiz güzel eski günleri her zaman hatırlarım.

فِي الْمَاضِي كَانَتْ جَدَّتِي تَسْكُنُ فِي بَيْتٍ صَغِيرٍ قُرْبَ الْبَحْرِ مَعَ أُسْرَتِهَا.

Geçmişte büyükannem ailesiyle birlikte denize yakın küçük bir evde oturuyordu.

يُحِبُّ جَدِّي أَنْ يَحْكِيَ لَنَا كُلَّ مَسَاءٍ عَنِ الْمَاضِي فِي الْقَرْيَةِ.

Dedem her akşam bize köydeki mazinin hikâyelerini anlatmayı sever.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler