مُبَطَّن

الْجُدْرَانُ مُبَطَّنَةٌ بِالْخَشَبِ لِإِضْفَاءِ جَوٍّ دَافِئٍ.

Duvarlar sıcak bir atmosfer yaratmak için ahşapla kaplanmıştır.

كَانَتْ كَلِمَاتُهُ مُبَطَّنَةً بِالتَّهْدِيدِ.

Onun sözleri örtülü bir tehdit içeriyordu.

هَذَا الْمِعْطَفُ مُبَطَّنٌ بِالْفَرْوِ لِلْحِفَاظِ عَلَى الدِّفْءِ فِي الشِّتَاءِ.

Bu palto, kışın sıcak tutmak için kürkle astarlanmıştır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler