كَانَ الْخَطَأُ مُتَعَمَّدًا، وَيَبْدُو أَنَّ شَخْصًا مَا أَرَادَ تَخْرِيبَ الْعَمَلِ.
Hata kasıtlıydı ve görünüşe göre birisi işi sabote etmek istedi.
كَانَ الْخَطَأُ مُتَعَمَّدًا، وَيَبْدُو أَنَّ شَخْصًا مَا أَرَادَ تَخْرِيبَ الْعَمَلِ.
Hata kasıtlıydı ve görünüşe göre birisi işi sabote etmek istedi.
maksatlı