مِجْدَل

وَقَفَ الْجُنْدِيُّ عَلَى قِمَّةِ الْمَجْدَلِ يُرَاقِبُ الْأَعْدَاءَ.

Asker, düşmanları izlemek için kulenin tepesinde durdu.

كَانَ المِجْدَلُ جُزْءاً مِنْ سُورِ المَدِينَةِ القَدِيمَةِ.

Burç, eski şehir surlarının bir parçasıydı.

İlişkili Kelimeler