مُجَرَّح

عَادَ الْجُنْدِيُّ الْمُجَرَّحُ مِنَ الْمَعْرَكَةِ يَحْتَاجُ إِلَى عِلَاجٍ فَوْرِيٍّ.

Yaralı asker savaştan döndü ve acil tedaviye ihtiyaç duyuyordu.

كَانَتْ يَدُهُ الْمُجَرَّحَةُ تُؤْلِمُهُ بِشِدَّةٍ بَعْدَ سُقُوطِهِ مِنَ الدَّرَّاجَةِ.

Bisikletten düştükten sonra zedelenmiş eli çok acıyordu.