yaralı

كَانَ هُنَاكَ الْعَدِيدُ مِنَ الْجُنُودِ الْجَرْحَى فِي الْحَرْبِ.

Savaşta birçok yaralı asker vardı.

قَلْبِي مَجْرُوحٌ جِدّاً.

Kalbim çok yaralı.

تَمَّ نَقْلُ الْمُصَابِينَ فِي الْحَادِثِ إِلَى الْمُسْتَشْفَى.

Kazada yaralılar hastaneye kaldırıldı.

İlişkili Kelimeler