مُدَّةُ صَلَاحِيَّةِ هَذَا الْمُنْتَجِ مَحْدُودَةٌ لِذَا يَجِبُ اسْتِخْدَامُهُ بِسُرْعَةٍ.
Bu ürünün son kullanma süresi sınırlıdır, bu yüzden hızlıca kullanılmalıdır.
مُدَّةُ صَلَاحِيَّةِ هَذَا الْمُنْتَجِ مَحْدُودَةٌ لِذَا يَجِبُ اسْتِخْدَامُهُ بِسُرْعَةٍ.
Bu ürünün son kullanma süresi sınırlıdır, bu yüzden hızlıca kullanılmalıdır.
الْمَحْكَمَةُ حَدَّدَتْ مُدَّةً طَوِيلَةً لِلِاسْتِئْنَافِ عَلَى الْحُكْمِ.
Mahkeme, karara itiraz için uzun bir müddet belirledi.
zaman, sürem, miat