مَدِيح

مَدَائِح

أَعْرَبَ الْمُدِيرُ عَنْ مَدِيحِهِ لِجُهُودِ الْفَرِيقِ فِي تَحْقِيقِ الْأَهْدَافِ.

Müdür, hedeflere ulaşmadaki ekip çabalarını takdir ettiğini belirtti.

كَانَتْ كَلِمَاتُهُ مَلِيئَةً بِالْمَدِيحِ وَالْإِعْجَابِ بِأَدَائِهَا.

Sözleri, onun performansına duyduğu hayranlık ve iltifatlarla doluydu.

تَلَقَّى الْفَنَّانُ الْكَثِيرَ مِنَ الْمَدِيحِ عَلَى لَوْحَاتِهِ الْجَدِيدَةِ.

Sanatçı, yeni tabloları için çok fazla övgü aldı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler