الْمَذَاقُ الْحُلْوُ لِلْفَوَاكِهِ يَجْعَلُهُ مُنْعِشًا فِي الصَّيْفِ.
Meyvelerin tatlı tadı, onları yazın ferahlatıcı kılar.
الْمَذَاقُ الْحُلْوُ لِلْفَوَاكِهِ يَجْعَلُهُ مُنْعِشًا فِي الصَّيْفِ.
Meyvelerin tatlı tadı, onları yazın ferahlatıcı kılar.
يَتَمَيَّزُ هَذَا الطَّبَقُ بِمَذَاقٍ فَرِيدٍ وَمُمَيَّزٍ.
Bu yemek eşsiz ve farklı bir lezzete sahiptir.
مَذَاقُ هَذَا الطَّعَامِ أَصْبَحَ جَمِيلاً لِلْغَايَةِ.
Bu yemeğin çeşnisi çok güzel olmuş.
içim, damak tadı, tadım