اسْتَخْدَمْتُ مِرَشَّةً لِسَقْيِ الزُّهُورِ فِي الْحَدِيقَةِ.
Bahçedeki çiçekleri sulamak için bir sulama kabı kullandım.
اسْتَخْدَمْتُ مِرَشَّةً لِسَقْيِ الزُّهُورِ فِي الْحَدِيقَةِ.
Bahçedeki çiçekleri sulamak için bir sulama kabı kullandım.
الْمِرَشَّةُ فِي الْحَدِيقَةِ تَعْمَلُ تِلْقَائِيًّا كُلَّ صَبَاحٍ.
Bahçedeki fıskiye her sabah otomatik olarak çalışır.
serpici, yağmurlayıcı