مَرْك

سَقَطَتِ الْكُرَةُ فِي الْمَرْكِ الصَّغِيرِ الْمَوْجُودِ فِي الْحَدِيقَةِ.

Top, bahçedeki küçük çukura düştü.

كَانَ هُنَاكَ مَرْكٌ صَغِيرٌ فِي الْحَائِطِ يُسْتَخْدَمُ كَمَخْبَأٍ.

Duvarda saklanma yeri olarak kullanılan küçük bir oyuk vardı.

İlişkili Kelimeler