هَذَا الرَّجُلُ مُسِنٌّ جِدّاً وَيَحْتَاجُ إِلَى مُسَاعَدَةٍ فِي الْمَشْيِ كُلَّ يَوْمٍ
Bu adam çok yaşlı ve her gün yürümek için yardıma ihtiyacı var
هَذَا الرَّجُلُ مُسِنٌّ جِدّاً وَيَحْتَاجُ إِلَى مُسَاعَدَةٍ فِي الْمَشْيِ كُلَّ يَوْمٍ
Bu adam çok yaşlı ve her gün yürümek için yardıma ihtiyacı var
تِلْكَ الْمَرْأَةُ الْمُسِنَّةُ حَكِيمَةٌ جِدّاً وَلَدَيْهَا الْكَثِيرُ مِنَ الْقِصَصِ لِتَرْوِيَهَا
O ihtiyar kadın çok bilge ve anlatacak çok hikayesi var
göçkün
شَحَذَ الْجَدُّ السِّكِّينَ عَلَى مِسَنٍّ.
Dede bıçağı bir bileği taşında bileyledi.
bileğitaşı, masat