يَجِبُ أَنْ يَكُونَ هُنَاكَ مُسَوِّغٌ قَوِيٌّ لِاتِّخَاذِ مِثْلِ هَذَا الْإِجْرَاءِ الْحَاسِمِ.
Böyle kesin bir önlem almak için güçlü bir sebep olmalı.
يَجِبُ أَنْ يَكُونَ هُنَاكَ مُسَوِّغٌ قَوِيٌّ لِاتِّخَاذِ مِثْلِ هَذَا الْإِجْرَاءِ الْحَاسِمِ.
Böyle kesin bir önlem almak için güçlü bir sebep olmalı.
لَا يُوجَدُ مُسَوِّغٌ لِعَدَمِ إِنْجَازِكَ الْمَشْرُوعَ فِي الْوَقْتِ الْمُحَدَّدِ.
Projeyi zamanında tamamlamaman için hiçbir bahane yok.
لَمْ يُقَدِّمِ الْمُدِيرُ أَيَّ مُسَوِّغٍ لِقَرَارِهِ الْمُفَاجِئِ بِفَصْلِ الْمُوَظَّفِينَ.
Müdür, çalışanları işten çıkarma konusundaki ani kararı için herhangi bir gerekçe sunmadı.
Ayrıca: mazeret
esbabımucibe