الطِّفْلُ الْمُطِيعُ يَسْتَمِعُ دَائِماً إِلَى وَالِدَيْهِ.
İtaatkâr bir çocuk her zaman anne babasını dinler.
الطِّفْلُ الْمُطِيعُ يَسْتَمِعُ دَائِماً إِلَى وَالِدَيْهِ.
İtaatkâr bir çocuk her zaman anne babasını dinler.
يَجِبُ أَنْ يَكُونَ الطَّالِبُ مُطِيعاً لِلْمُعَلِّمِ لِيُحَقِّقَ النَّجَاحَ فِي الدِّرَاسَةِ.
Öğrencinin derslerinde başarılı olabilmesi için öğretmenine söz dinlemesi gerekir.
الْكَلْبُ الْمُطِيعُ يَتْبَعُ صَاحِبَهُ فِي كُلِّ مَكَانٍ وَيُطِيعُهُ.
Uysal köpek, sahibini her yerde takip eder ve ona itaat eder.
Ayrıca: itaatkar
başı yumuşak, kuzu gibi, buyruk kulu, itaatli, muti, uymacı, uydumcu