شَعَرْتُ بِأَنَّنِي مُكَدَّرٌ بِسَبَبِ الضَّوْضَاءِ الْعَالِيَةِ فِي الشَّارِعِ.
Sokaktaki yüksek gürültüden dolayı rahatsız hissettim.
شَعَرْتُ بِأَنَّنِي مُكَدَّرٌ بِسَبَبِ الضَّوْضَاءِ الْعَالِيَةِ فِي الشَّارِعِ.
Sokaktaki yüksek gürültüden dolayı rahatsız hissettim.
شَعَرْتُ مُكَدَّرَةً بِسَبَبِ الطَّرِيقَةِ الَّتِي تَحَدَّثَ بِهَا الْمُدِيرُ مَعَهَا أَمَامَ الْجَمِيعِ.
Müdürün herkesin önünde onunla konuşma şekli yüzünden üzgün hissettim.
كَانَ النَّهْرُ مُكَدَّرًا بَعْدَ الْأَمْطَارِ الْغَزِيرَةِ الَّتِي هَطَلَتْ طَوَالَ الْيَوْمِ.
Nehir, bütün gün yağan şiddetli yağmurdan sonra bulanıktı.